Türkiye dahil 8 ülkeden İngiltere’nin İsrail’e yaptırım kararına destek açıklaması, 9 Eylül 2026’da yayımlanan ortak bildiriyle resmen duyuruldu. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlarının imzasını taşıyan metinde, Birleşik Krallık’ın işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama kararı memnuniyetle karşılandı.
Ortak açıklamada ayrıca söz konusu adımın uluslararası hukuka uyumlu olduğu, diğer ülkeleri de benzer tedbirler almaya teşvik etmesi beklendiği belirtildi. Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 (2016) sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşüne atıf yaparak, tüm devletlerin İsrail’in işgalinden kaynaklanan durumu tanımama ve bu durumun sürdürülmesine destek vermeme yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.
Ortak bildiri neleri kapsıyor?
Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, İngiltere’nin yasadışı yerleşim birimlerinden yapılan ithalata yasak getirmesini ve bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere kısıtlama uygulamasını olumlu karşıladı. Açıklamada, kararın yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ve bu faaliyetlere karışan kişiler bakımından hesap verebilirliğe katkı sağlaması temenni edildi.
Aynı metinde, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık tarafından yayımlanan İki Devletli Çözüme İlişkin Ortak Bildiri’ye de destek verildi. Bu ülkelerin ulusal düzeyde veya Avrupa düzeyinde kısıtlamalar uygulama ya da kendi usulleri çerçevesinde tedbirleri aktif biçimde değerlendirme niyetleri teyit edildi.
Yaptırım kararının bileşenleri
Bildiri, İngiltere’nin İsrail’e yönelik yaptırım kararını üç temel ayağıyla tanımlıyor:
- İşgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı İsrail yerleşimlerinden yapılan mal ithalatının yasaklanması.
- Bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere yönelik kısıtlamaların uygulamaya alınması.
- Yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ve bu faaliyetlere karışan kişiler hakkında hesap verebilirliğin sağlanması.
Açıklamada, atılan adımın uluslararası hukuka uygunluğunun altı çizilerek diğer devletlerin de benzer tedbirler almaya teşvik edilmesi istendi.
Hukuki dayanak olarak gösterilen kararlar
Ortak bildiride, İngiltere’nin yaptırım kararının uluslararası hukukla uyumu özellikle iki temel belgeye dayandırılıyor:
- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 (2016) sayılı kararı.
- Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşü.
Bu iki belge çerçevesinde bakanlar, tüm devletlerin İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki hukuka aykırı durumunu tanımama ve bu durumun sürmesine yardım ya da destek sağlamama yükümlülüğü bulunduğunu değerlendirdi.
İki devletli çözüm ve Gazze vurgusu
Bakanlar, adil, kalıcı ve kapsamlı barışın tek uygulanabilir yolunun iki devletli çözüm olduğunu yineledi. Bu çerçevede başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip ve yaşanabilir bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi gerektiği bir kez daha vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Gazze’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. Güvenlik ve istikrarın sağlanması, insani durumun ele alınması, yeniden imar sürecinin kolaylaştırılması ve kalıcı barışın temellerinin atılması amacıyla ABD Başkanı Trump’ın Gazze İhtilafını Sona Erdirmeye Yönelik Kapsamlı Planı’nın tam olarak ve derhal uygulanması çağrısı yapıldı.
Sırada hangi adımlar var?
Ortak bildiri, uluslararası topluma üç belirgin sorumluluk yüklüyor. İlk olarak işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı İsrail yerleşimlerini destekleyen veya sürdürülmesine katkı sağlayan faaliyetlere son verilmesi için somut tedbirler alınması isteniyor. İkinci olarak İsrail’e, yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı tüm tedbirleri ve işgal altındaki toprakların coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan uygulamaları geri çekmesi çağrısı yinelendi. Son olarak adil ve kalıcı barış için iki devletli çözümün uluslararası hukuk ve ilgili BM kararları doğrultusunda uygulanması gerektiği kaydedildi.
Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, İngiltere’nin İsrail’e yaptırım kararını destekleyen ortak bildiriyle uluslararası hukukun korunması yönündeki diplomatik hatlarını net biçimde ortaya koydu. Sürecin nasıl ilerleyeceği, diğer ülkelerin benzer tedbirleri ne ölçüde uygulamaya alacağına bağlı olacak.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye dahil 8 ülkeden İngiltere'nin İsrail'e yaptırım kararına destek açıklaması ne zaman yayımlandı?
Ortak bildiri, 9 Eylül 2026’da Türkiye, BAE, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlarının imzasıyla duyuruldu.
İngiltere'nin yaptırım kararı hangi alanları kapsıyor?
Karar, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatının yasaklanmasını ve bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere kısıtlama getirilmesini içeriyor.
Ortak bildiri hangi uluslararası hukuki belgelere atıf yapıyor?
Bildiride Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 (2016) sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşüne atıfta bulunuluyor.
Sekiz ülke iki devletli çözüm konusunda ne söyledi?
Bakanlar, başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen ve yaşanabilir bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Gazze için hangi çağrı yapıldı?
Bakanlar, Gazze’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz parçası olduğunu belirterek Trump’ın Gazze İhtilafını Sona Erdirmeye Yönelik Kapsamlı Planı’nın tam olarak ve derhal uygulanmasını istedi.

Yorum Yapın