TSE Helal Gıda Akademik İstişare Kurulu Başkanı ve Diyanet’e bağlı eğitim merkezlerinde konferanslar veren emekli ilahiyatçı Prof. Dr. Orhan Çeker, çocuk yaşta nikâhın dinen caiz olduğunu savundu. Çeker, nikâh akdi ile evliliğin ayrı şeyler olduğunu belirterek, çocuk evliliğine karşı çıkanları “fitne çıkarmakla” suçladı. Açıklama, Türkiye’nin gündemine oturdu ve sosyal medyada geniş yankı buldu.
Ehli Sünnet Âlimler Birliği (ESAB) Başkanı olarak tanınan Çeker, fıkıh kitaplarına atıfta bulunarak nikâh sözleşmesinin bir yaş sınırı olmadığını, buna karşılık evliliğin hem yaş hem de fiziksel olgunluk şartı bulunduğunu ileri sürdü. ESAB’ın yönetim kademesinde Diyanet’ten emekli isimlerin yanı sıra İsmailağa cemaati ve MEDAV’dan isimlerin yer aldığı bildirildi.
Orhan Çeker’in çocuk evliliğine ilişkin açıklamaları ne anlama geliyor?
Çeker, çocuk yaşta nikâhlanmanın İslam fıkhına göre mümkün olduğunu savunarak, bunun çocuk evliliğiyle karıştırılmaması gerektiğini söyledi. “İslam’da 3-5 yaşındaki kız çocuğu evlendiriliyormuş, bu pedofiliymiş; olur mu böyle şey” diyen Çeker, bu tür eleştirileri yapanların “fesat tıynetli” olduğunu iddia etti.
Açıklamanın özünde, nikâhın tarafların irade beyanıyla oluşan bir sözleşme olduğu ve bunun için bir yaş şartı bulunmadığı tezi yatıyor. Çeker’e göre evlilik, nikâhtan farklı bir aşama; dolayısıyla bir çocuğun nikâh altına alınması, onun fiilen evlendirildiği anlamına gelmiyor.
Nikâh ile evlilik arasındaki fark nasıl açıklanıyor?
Çeker’in çerçevesinde iki kavram birbirinden kesin çizgilerle ayrılıyor. Nikâh, şahitler huzurunda yapılan irade beyanıyla oluşan akit; evlilik ise birlikte yaşamaya ve fiziksel birlikteliğe dayanan fiili durum olarak tanımlanıyor. Bu ayrıma göre nikâh akdedilebilir, ancak evlilik için tarafların ergenliğe ulaşması ve fiziksel olgunluğa erişmesi beklenir.
| Kavram | Tanım | Yaş şartı |
|---|---|---|
| Nikâh akdi | Şahitler huzurunda tarafların irade beyanıyla oluşan sözleşme | Çeker’e göre yok |
| Evlilik | Birlikte yaşama ve fiziksel birliktelik | Hem yaş hem fiziksel olgunluk |
Tartışma, Türk Medeni Kanunu’nun evlenme için belirlediği asgari yaş sınırı ile fıkıh kaynaklarındaki nikâh hükümleri arasındaki farkta yoğunlaşıyor. Çeker, fıkıh kitaplarının bu ayrımı açıkça yazdığını ve bunun aksine hareket etmenin “akla gelmeyeceğini” savunuyor.
Çeker’in resmi görevleri ve kurumsal bağlantıları
Orhan Çeker, ESAB Başkanlığı’nın yanı sıra Türk Standartları Enstitüsü (TSE) bünyesindeki Helal Gıda Akademik İstişare Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Dini Yüksek İhtisas Merkezleri ile çeşitli eğitim merkezlerinde müftü ve ihtisas kursiyerlerine yönelik fıkıh dersleri ve konferanslar veriyor.
Bu görevler, açıklamaların yalnızca bireysel bir görüş olmadığını, kurumsal bir ağırlık taşıdığını gözler önüne seriyor. TSE ve Diyanet gibi resmi kurumlarla ilişkili bir ismin çocuk yaşta nikâhı meşrulaştıran söylemi, tartışmanın dozunu artırıyor.
ESAB yönetiminde kimler yer alıyor?
Ehli Sünnet Âlimler Birliği, farklı bölge ve cemaatlerden gelen isimleri tek çatı altında toplamayı hedefliyor. Birliğin yönetim kademesinde Diyanet’ten emekli din görevlileri ve ilahiyat hocalarının yanı sıra çeşitli cemaatlerin “sözde hocaları” olarak nitelenen isimler bulunuyor.
Bu çerçevede Orhan Çeker’in yanı sıra 1988-1995 yılları arasında Ardahan Müftüsü olarak görev yapan Abdullah Cihangir, İsmailağa cemaatinin önde gelen isimlerinden Ömer Faruk Korkmaz ve Medrese Âlimleri Vakfı (MEDAV) Başkanı Muhammed Tayyip Elçi yönetimde yer alıyor. Elçi’nin aynı zamanda yasadışı Suffe Medresesi’nin başmüderrisi olduğu biliniyor.
Çocuk evliliğine karşı çıkmak neden “fitne” olarak nitelendiriliyor?
Çeker, çocuk evliliğini eleştirenleri “fıkhî ibareleri tam tersinden anlamakla” itham etti. “İnsanın niyeti bozuk, kendisi de fesat tıynetli olursa dosdoğru fıkhî ibareleri tam tersinden anlar ve fitne çıkarır” ifadesini kullanan Çeker, bu kesimin topluma zarar verdiğini öne sürdü.
Söylem, çocuk hakları ve kadın hakları savunucularının sert tepkisini çekti. Türkiye’nin uluslararası taahhütleri ve Anayasa’nın çocukların korunmasına ilişkin hükümleriyle çeliştiği ileri sürülen açıklama, resmi makamların sessiz kalması durumunda daha geniş bir tartışmaya dönüşecek gibi görünüyor. Konu, hem insan hakları hem de laiklik ekseninde yeni bir gündem oluşturdu.
Sık Sorulan Sorular
Orhan Çeker kimdir ve hangi resmi görevleri yürütüyor?
Prof. Dr. Orhan Çeker, emekli bir ilahiyatçı olup Ehli Sünnet Âlimler Birliği (ESAB) Başkanlığı görevini yürütüyor. Ayrıca Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Helal Gıda Akademik İstişare Kurulu Başkanı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Dini Yüksek İhtisas Merkezleri ile eğitim merkezlerinde müftü ve ihtisas kursiyerlerine fıkıh dersleri veriyor.
Nikâh ile evlilik arasındaki ayrım ne anlama geliyor?
Çeker’in çerçevesinde nikâh akdi, şahitler huzurunda yapılan irade beyanıyla oluşan bir sözleşme olarak tanımlanıyor ve yaş şartı bulunmadığı savunuluyor. Evlilik ise birlikte yaşama ve fiziksel birlikteliğe dayandığı için hem yaş hem de fiziksel olgunluk şartı gerektirdiği ileri sürülüyor. Bu ayrıma göre bir çocuğun nikâh altına alınması, onun fiilen evlendirildiği anlamına gelmiyor.
ESAB'ın yönetim kademesinde hangi isimler yer alıyor?
ESAB’ın yönetiminde Orhan Çeker’in yanı sıra eski Ardahan Müftüsü Abdullah Cihangir, İsmailağa cemaatinin önde gelen isimlerinden Ömer Faruk Korkmaz ve Medrese Âlimleri Vakfı (MEDAV) Başkanı Muhammed Tayyip Elçi bulunuyor. Elçi’nin aynı zamanda yasadışı Suffe Medresesi’nin başmüderrisi olduğu biliniyor.
Çocuk evliliğine karşı çıkmak neden 'fitne' olarak nitelendirildi?
Çeker, çocuk evliliğini eleştirenlerin ‘fıkhî ibareleri tam tersinden anladığını’ öne sürerek bu kişileri ‘fesat tıynetli’ olmakla itham etti. Bu kesimin topluma zarar verdiğini savunan Çeker, eleştirilerin ‘fitne çıkarmak’ anlamına geldiğini ileri sürdü. Söylem, çocuk hakları ve kadın hakları savunucularından sert tepki aldı.

Yorum Yapın