Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) ana omurgasını oluşturan YPG’nin feshedilerek Suriye Ordusu’na entegrasyon sürecinin başlatılmasını “Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tek devlet, tek ordu anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişme” olarak değerlendirdi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıldönümünde Afyonkarahisar’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında bakanlığın Suriye, terörsüz Türkiye süreci, çatışmasızlık mekanizması ve Rodos başlıklarına ilişkin mesajlarını paylaştı.
YPG’nin feshi neden önemli bir gelişme olarak nitelendirildi?
MSB açıklamasında, YPG’nin feshedilmesinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması açısından taşıdığı anlam öne çıkarıldı. Bakanlık, bu adımın “tek devlet, tek ordu” anlayışını güçlendireceğini bildirdi.
Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de sağlanan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hâle getirilmesi ve Suriye ordusunun başta terörle mücadele olmak üzere kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdüreceği kaydedildi.
Süreç nasıl bu noktaya geldi?
MSB: YPG’nin feshi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilen bu karar, PKK’nın 5-7 Mayıs 2025’te toplanan kongresinde örgütün feshedildiğinin açıklanmasının ardından geldi. Türkiye, YPG’nin PKK’nın uzantısı olduğunu ve silah bırakma kararının SDG’yi de kapsaması gerektiğini sıkça vurgulamıştı.
Bakanlığın aktardığına göre beklenen adım 25 Ağustos 2026 itibarıyla atıldı; SDG/YPG’nin kendini feshederek Suriye Ordusu’na entegre olması, başta Türkiye olmak üzere uluslararası kamuoyunda ilgiyle takip edildi.
Terörsüz Türkiye sürecinde hangi adımlar atıldı?
Toplantıda, Bakan Yılmaz’ın da görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdiği ve çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alınarak dört alt komisyonun kurulmasının kararlaştırıldığı bildirildi.
Alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü belirtildi. MSB, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiilî varlıklarının sona erdiğinin, silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevini koordinasyon içinde sürdüreceğini kaydetti.
Çatışmasızlık mekanizması ve İsrail’in saldırıları
Bakanlık, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının yakından takip edildiğini bildirdi. Açıklamada, ABD makamlarının Suriye’yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizmasının tesisine yönelik girişimlerine ilişkin haberlerin izlendiği belirtildi.
MSB, bu çerçevede bakanlığa iletilmiş herhangi bir resmî talep bulunmadığını, böyle bir talebin gelmesi hâlinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceğini aktardı.
Rodos’un gayri askerî statüsüne ilişkin uyarı
Toplantıda, Rodos Adası’nın gayri askerî statüsünün uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlendiği vurgulandı. Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişimin Yunanistan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmayacağı bildirildi.
Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın Ege’de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği kaydedildi. MSB, Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyacağı mesajını verdi.
Süreçte dikkat edilmesi gereken kriterler
- Entegrasyonun kapsamı: YPG yapılanmasının hangi unsurlarıyla Suriye Ordusu’na katıldığı ve ağır silahların statüsü.
- Silah ve mühimmatın teslimi: Terörsüz Türkiye süreci kapsamında MSB’nin tespit ve teyit çalışmalarının tamamlanma düzeyi.
- Çatışmasızlık mekanizması: ABD’nin Suriye’yi kapsayan olası girişimine ilişkin Türkiye’ye resmî talep gelip gelmediği.
- Uluslararası hukuk: Rodos’un gayri askerî statüsüne ilişkin antlaşma yükümlülüklerinin ihlal edilip edilmediği.
- Koordinasyon yapısı: Takip ve Değerlendirme Kurulu bünyesindeki dört alt komisyonun görev tanımları ve çalışma takvimi.
Sık yapılan yanlış değerlendirmeler
YPG’nin feshinin Suriye Ordusu’na entegrasyondan bağımsız okunması mümkün değil; Türkiye, bu adımın terör örgütünün silah bırakma kararının SDG’yi de kapsadığının bir göstergesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Çatışmasızlık mekanizmasına ilişkin haberler şimdilik ABD kaynaklı açıklama ve haberlerle sınırlı; MSB, kendisine iletilen resmî bir talep bulunmadığını açıkça kaydetti.
Toplantıdaki mesajlar birlikte okunduğunda MSB’nin önceliği, Suriye toprak bütünlüğü ve istikrarın Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla uyumlu biçimde pekiştirilmesi olarak öne çıkıyor. Sürecin sağlıklı ve istikrarlı ilerlemesi için alt komisyon çalışmalarının ve sahadaki silah teslim süreçlerinin takibi yakın dönemde belirleyici olacak.
Sık Sorulan Sorular
MSB YPG'nin feshini neden olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi?
Bakanlık, YPG’nin feshedilmesinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile ‘tek devlet, tek ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişme olduğunu bildirdi. Açıklamada TSK’nın Suriye’deki desteğini mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdüreceği kaydedildi.
Terörsüz Türkiye sürecinde Takip ve Değerlendirme Kurulu hangi adımları attı?
Kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdi. Çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar ele alınarak dört alt komisyonun kurulması kararlaştırıldı; alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmalar ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürülüyor.
ABD'nin Suriye'yi kapsayan çatışmasızlık mekanizması girişimine ilişkin MSB'nin tutumu ne?
MSB, ABD makamlarının Suriye’yi de kapsayan bir çatışmasızlık mekanizması girişimine ilişkin açıklama ve haberleri yakından takip ettiklerini bildirdi. Bakanlığa bu konuda iletilmiş herhangi bir resmî talep bulunmadığı, talep gelmesi hâlinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği belirtildi.
MSB Rodos'taki olası İHA üssü kurulmasına neden itiraz ediyor?
Bakanlık, Rodos Adası’nın gayri askerî statüsünün uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı biçimde düzenlendiğini vurguladı. Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişimin Yunanistan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmayacağı, Ege’de barış ve istikrara zarar vereceği bildirildi.

Yorum Yapın